Atopi ve otoimmünite immün sistemin disregülasyonu sonucu ortaya çıkar.
3 Atopik hastalıkların yaş, cinsiyet, ırk ve genetik faktörlerle de değişmekte olduğu bildirilmektedir.
4 Bununla beraber bu hastalıkların görülme sıklığının bölgesel farklılıkları, patogenezde çevresel faktörlerin çok önemli olduğunu göstermektedir.
5
Alerji deri testi sonuçlarını etkileyen faktörlerden biri yaştır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda deri testi yanıtı düşüktür, erişkin döneme doğru giderek artar, 50 yaşından sonra yine azalmaya başlar. Bu çalışmada yaş ortalaması 34.7±11.7 idi.
Alerjik hastalarda yakınmalar solunum sistemi dışında göze, deriye, gastrointestinal sisteme de ait olabilir. Gözde kaşıntı, kızarıklık, sulanma; burunda akıntı ve hapşırık en sık rastlanılan semptomlardır.6 Bu çalışmaya pulmoner semptomlar ile polikliniğimize başvuran hastalar dahil edildi. Hastalarda en sık görülen semptom %65.3 ile nefes darlığı iken ikinci sıklıkta başvuru nedeni %63.8 ile öksürüktü. Harmancı ve ark.7 yaptıkları çalışmada en sık başvuru yakınmasını %89.2 ile öksürük, %81 ile nefes darlığı olarak bildirmişlerdir.
Alerjik hastalıklar vücutta özel IgE üretimi ile karakterizedir. Total IgE ölçümünün alerji konusunda verdiği bilgi ise sınırlıdır. Serum total IgE birçok hastalıkta artabilir. Bu çalışmada total IgE medyan değeri (%25-75) 202 U/ml (118-530) olarak ölçüldü. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde astımlı kadın hastalarda yapılan bir çalışmada benzer şekilde ortalama IgE düzeyi 379.4±90.7 U/ml saptanmıştır.8 Yine aynı hastanede alerjen duyarlılığı araştırılan bir başka çalışmada ise total IgE ortalama 352.5±508.9 U/ml olarak ölçülmüştür.9
Çalışmamızda 117 hastada (%59.7) prick test pozitif bulundu. Eriksson ve Holmen'in10 astım ve riniti olan 7099 hastada yaptıkları çalışmada %44 hastada deri testi pozitif bulunmuştur. İzmir ili ve çevresinde yapılan bir çalışmada bu oran %48 olarak tespit edilmiştir.5 Ankara ve çevresinde alerjik hastalarda temel inhalan alerjenlerle pozitif deri prick testi görülme sıklığı %51.9 bulunmuştur.11
Alerjenler iç ve dış ortam alerjenleri olarak ikiye ayrılabilir. Ev tozu akarları, evde beslenen kedi, köpek gibi tüylü hayvanlar, hamam böceği ve mantar sporları iç ortam alerjenlerini oluştururken, dış ortamda sık bulunan alerjenler ağaç, çayır, hububat polenleri gibi polenler ile mantar sporlarıdır. İç ortamda en yoğun olarak karşılaşılan aeroalerjenler akarlardır. Akarların güçlü immünojen olduğu bilinmektedir.8 Ev tozu akarları halı, mobilyada en iyi 25-30 ºC ısı ve %75-80 relatif nem oranında yaşayabilmektedir.5 Havalandırması kısıtlı, dar, enerji korumalı evler son 20-30 yılda akar düzeyinde önemli artışa neden olmuştur.12 Edirne rakımı 41 ve yıllık ortalama nem oranı %70 olan bir şehirdir, hastalarımızın çoğu da Edirne'de yaşamaktadır. Ülkemizde astımlı hastalarda duyarlılaşmaya yol açan alerjenler içinde ev tozu akarları en başta yer almaktadır.13,14 Bölgemizde de en yüksek duyarlılık %39.8 ile akarlara karşı tespit edildi. Duyarlılık D. Farinea ile %33.7; D. Pteronyssinus ile %32.7 olarak tespit edildi. Uzaslan ve ark.9 ev tozu akarı duyarlılığını D. Pteronyssinus için %66.9, D. Farinea için %65.4 olarak tespit etmişlerdir. Benzer şekilde Harmancı ve ark.7 D. Pteronyssinus için %62.2; D. Farinea için %51.3 pozitif deri testi bulurken, Turgut ve ark.5 D. Pteronyssinus için %42; D. Farinea için %37 olarak bulmuşlardır. Bu durum astımlı hastalarda ev tozu akarlarına duyarlılık gelişimi ile yaşadıkları bölgedeki akar yoğunluğu arasında paralellik gözlenmesinden kaynaklanabilir.
Hastalarımızın %26'sı ev hanımı idi, %46.9'unda ise evde ve toz alırken yakınmaları artmaktaydı. Benzer şekilde Bursa'da kadınlarda yapılan çalışmada hastaların %50'sinde semptomların ev ortamında arttığı ve olguların yarısından çoğunda ev tozu akarlarından birine duyarlılık gelişmiş olduğu; semptomları ile yaşanan çevre koşullarının yakın ilgisi bulunduğu saptanmıştır.8 Bu nedenle astımı olan ve ev tozu akarlarına duyarlı hastalara, özel yatak örtüleri kullanmaları ve toz alırken filtreli elektrik süpürgeleri kullanmaları gibi akar maruziyetini azaltacak önlemler öğretilmelidir.
Sonuç olarak, alerji deri testleri doğru teknikle, uygun koşullarda uygulandığında IgE aracılı alerjik hastalıkların tanısında önemli yer tutan tanı araçlarından biridir. Hastaların semptomları yaşadıkları çevre koşullarıyla yakından ilgilidir. Alerjik astımlı bir hastada uygun tıbbi tedavinin yanı sıra eğitim çok önemlidir.15 Alerjik semptomları olan hastalarda alerjenden kaçınma tedavinin en önemli basamaklarından biri olduğu için bölgemizdeki hastaların akarlar konusunda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerektiğini düşünmekteyiz.