Ekinokok türleri ile oluşan enfestasyonlarda
insan rastlantısal ara konaktır. Erişkin parazit
son konak olan etobur hayvanların ince bağırsağına
yerleşir. Yumurtalar söz konusu hayvanların
dışkıları ile çevreye yayılır. Ara konaklara
sindirim yolu ile bulaşır. Yumurtadan çıkan
embriyolar intestinal mukozadan kana geçer ve
tüm vücut dokularına yayılabilir.
1 Kaynaklarda
karaciğere %50-70, akciğere %11-17, yumuşak
dokulara %2.4-5.3, kalbe %0.5-3, perikarda %5,
kas ve subkutan dokulara %0.5-4.7 yerleşim
bildirilmiştir.
1-5,
Karaciğer kist hidatik hastalığı sıklıkla kadınlarda
görülen bir zoonozdur. Geniş olgu çalışmaları
incelendiğinde kadınlarda görülme oranını
%51.2 ile %77 arasında bildiren yayınlar
vardır.3,5 Bizim çalışmamızda kadınların oranı
%55 olarak tespit edildi.
Kist hidatik, genellikle yaşam boyu sessiz
kalır, klinik belirti göstermez. Tanı çoğunlukla
başka bir nedenle yapılan görüntüleme işlemleri
sonucunda tesadüfen konur. Klinik belirti
verenlerde künt sağ üst kadran ağrısı en sık
görülen yakınmadır. Halsizlik, ateş, dispepsi
ve bulantı nonspesifik bulgulardır. Komplike
olmuş hidatik kistlerde ateş ile birlikte, sarılık
hatta anafilaktik reaksiyon görülebilir.1,5,6
Karaciğer kist hidatiği daha çok tek soliter
kistik lezyon olarak ve sıklıkla sağ lobda kendini
gösterir.1,5 Çalışmaya dahil ettiğimiz 44 hastada
toplam 62 kist ile karşılaşıldı ve bu kistlerin 40'ı
(%70) sağ lob yerleşimli idi.
Karaciğer kist hidatik hastalığı için günümüzde
en geçerli tedavi cerrahi olup açık ya da seçilmiş
olgularda laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.
Serbest rüptür ve/veya anafilaktik şok, enfekte
kist, safra yolu obstrüksiyonu gibi durumlarda
acil cerrahi girişim gerekmektedir.4,5,7
Geniş olgu çalışmaları incelendiğinde;
tüm karaciğer kist hidatik olgularının %1.7 ile
%8.6'sında intraperitoneal alana serbest rüptür
meydana geldiği bildirilmektedir.7,8 Rüptür
riski kist içi basınç artışı ve kistin boyut artışı ile
artmaktadır.8 Karaciğer kist hidatiğinin intraperitoneal
alana serbest rüptürü travmaya bağlı
ya da spontan da olabilmektedir. Bu olgularda
anafilaksi ve ani ölüm oranı %25 olarak bildirilmiştir.8
Cerrahi tedavide amaç; yaşayan parazitlerin
tamamen temizlenmesi, kist içeriğinin sterilizasyonu,
germinatif membranın eksizyonu ve
hepatik fonksiyonların korunmasıdır. Kist içeriğini
germinatif membran ile birlikte karın içine
yaymadan kontrollü bir şekilde karın dışına
çıkarmak esastır.6 Cerrahi tedavi olarak; parsiyel
kistektomi, kapitonaj, marsupializasyon
unroofing, introfleksiyon, kist ile birlikte parsiyel
karaciğer rezeksiyonu ya da lobektomi,
perikistektomi yapılabilmektedir. Kist poşunun
dışarı drenajı yapılabileceği gibi kist kavitesinin
omentum ile kapatılması ile ölü boşluğun, sıvı
içeriğinin emilmesi ve enfeksiyon riskinin azaltılması
sağlanabilmektedir. Safra yollarına açılan
kistlerde, koledok eksplorasyonu ve T-tüp
uygulanmasının yanında koledokoduodenostomi
de uygulanabilmektedir.6,9
Cerrahi tedavi sonrası, kanama, intraabdominal
enfeksiyon ya da apse, kist kavitesinin enfekte
olması, safra fistülü ve cerrahi alan enfeksiyonu
gibi komplikasyonların gelişme oranı literatürde
%8-80 olarak bildirilmektedir.6,9,10 Cerrahi olarak
tedavi edilen olgularda safra fistülü gelişme
olasılığı %2.6-28.6'dır.6 Kayaalp ve ark.11
çalışmalarında %26 oranında gördükleri safra
sızıntısının ancak %9.3'ünün safra fistülü olduğunu
tespit etmişlerdir. Aynı çalışmada safra
sızıntısının spontan kapanma oranını %64 olarak
bulmuşlardır.11 Bizim çalışmamızda safra sızıntısı
oranı %34 (n=15), safra fistülü oranı ise %18
(n=8) olarak tespit edildi. Bölge hastanesi olarak
çalıştığımızdan, daha komplike ve daha büyük
boyutlu kistler çevre hastaneler tarafından hastanemize
yönlendirilmektedir. Safra kaçağı ve
fistülü oranlarımızın literatürde belirtilen oranlardan
yüksek oluşu buna bağlanmıştır.
ERCP ameliyat öncesi ve sonrası dönemde
komplikasyonların tedavisinde etkin şekilde
kullanılabilir.10,12,15
ERCP 'nin ameliyat öncesi dönemde kullanımı;10
1. Kist ile safra yolları arasındaki ilişkiyi ortaya
koyup cerrahiyi planlamakta yardımcı olur.
2. Kolanjit ve obstrüksiyon gibi akut durumları
çözerek cerrahinin elektif yapılmasını sağlar.
3. Kalıcı kür sağlayabilir (%25 olguda).
4. Ameliyat öncesi endoskopik sfinkterotomi yapıldığında ameliyat sonrası eksternal fistül sıklığını azaltır.
ERCP 'nin ameliyat sonrası dönemde kullanımı;10
1. Devam eden semptom veya laboratuvar bozukluklarını açıklamak için.
2. Safra kanallarına rezidü materyale bağlı gelişen obstrüksiyon veya kolanjiti ortadan kaldırmak için.
3. Ameliyat sonrası dönemde eksternal fistül tedavisinde.
4. Sekonder biliyer striktürlerde kullanılabilir.
Endoskopik sfinkterotomi duodenum ile safra
yolları arasındaki basıncı düşürür, safranın duodenuma
akmasını sağlayarak fistülün kapanmasını
sağlar.10,12,14 Bilsel ve ark.15 ameliyat sonrası
dönemde meydana gelen 50 biliyer fistüllü hastaya
ERCP ve sfinterotomi yapıldığını, hastaların
%92'sinde yeniden ameliyata gerek kalmadan
tedavi sağlandığını, ortalama fistül kapanma
süresinin 13.3 gün olduğunu bildirmişlerdir.16
Çalışmamızda ameliyat öncesi dönemde ERCP
uygulamamız olmadı. Safra fistülü gelişen hastaların
tümüne endoskopik sfinkterotomi yapıldı.
İşlem sonrası tüm hastaların safra fistülünün
kapandığı görüldü.
Cerrahi tedavi sonrası nüksün önlenmesi
amacıyla albendazol tedavisinin altı ay süre ile
yapılması önerilmektedir.11,15,17
Sonuç olarak;
1) Kist hidatik hastalığı halen bölgemiz ve ülkemiz için yaygın bir sağlık sorunu olarak önemini korumaktadır.
2) Hidatik kist rüptürü karaciğerde kistik kitlesi olan ve intraperitoneal serbest sıvısı bulunan travma hastalarında akılda bulundurulması gereken nadir bir durumdur. Bu hastalarda anafilaktik reaksiyon ve ani ölüm riski olduğu göz önüne alınarak hızla müdahale edilmelidir.
3) Karaciğer kist hidatik cerrahisi sonrasında safra fistülü gelişen hastalarda endoskopik sfinkterotomi etkin bir tedavi yöntemidir.