Brusellozun kas iskelet sistemi tutulumunu araştırdığımız çalışmamızda en sık spondilit, ikinci sıklıkta da sakroileit bulunduğu saptandı. İlk başvuru yakınması olarak kas iskelet sisteminde ağrının en sık semptom olduğu belirlendi. Hastaların büyük kısmında bruselloz açısından risk faktörünün var olduğu akut formdaki klinik tipin daha yaygın görüldüğü belirlendi.
Her yaş grubunu etkileyebilen bruselloz, her iki cinsiyette benzer dağılım göstermekle birlikte özellikle Ortadoğu ve Akdeniz ülkelerinde primer olarak erkekleri etkilemektedir.8,9 Hastalarımızın yaş ortalamasının 5. dekatı temsil ettiği ve büyük kısmını erkek cinsiyetin oluşturduğu bulundu. Bu sonuçlar ileri yaş grubunun ve erkek cinsiyetin kas iskelet sistemi tutulumu açısından risk oluşturabildiğini düşündürdü.
Gilgil ve Bütün10 hastalarının %79.1’inde taze peynir tüketimi veya hayvanlarla yakın temas öyküsünün olduğunu bildirmişlerdir. Literatür bilgilerinden kaydedildiği gibi, bizim hasta grubumuzun da yaklaşık %90’ında bruselloz açısından risk faktörü bulunmuş, bu risk faktörlerinden pastörize edilmemiş süt tüketimi ilk sırayı almıştır.11 Toplam 26 hastanın yaklaşık %15’ini çiftçilerin oluşturması meslek grubunun da risk faktörü olarak önemli bir kaynak olabileceğini düşündürdü.
Brusellozdaki klinik tipleri değerlendiren bir çalışmada akut tablo %65, kronik tablo %35 olarak bildirilmiştir. Çalışmamızda da aynı oran tespit edildi ve brusellozun klinik seyrinde kronikleşmenin daha az geliştiği gösterildi.6,12
İlk başvuru yakınması olarak en sık bel ve periferik eklem ağrısı görüldüğünü belirleyen bir çalışmadaki gibi,10 bizim çalışmamızda da ilk yakınma olarak en sık kas iskelet sisteminde ağrı olduğu görüldü. Hastaların ilk başvurdukları bölümü en sık fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniklerinin oluşturması bu bulguyu doğrular niteliktedir. Bu sonuç, bizim toplumumuzda kas iskelet sistemi yakınmasıyla gelen hastalarda brusellozun da ayırıcı tanıda öncelikli bulunması gerektiğini göstermiştir.
Verilerimiz eşliğinde tanıya kadar geçen sürenin iki ay gibi uzun bir süre olması, tanı ve tedavideki gecikmenin komplikasyonların gelişimini artırabileceğini göstermiştir.
Brusellozun klinik tablosunda ateş, halsizlik ve terleme en yaygın görülen semptomlar olup8,9,11 araştırma kapsamında değerlendirdiğimiz kas iskelet sistemi tutulumu olan hastalarda da halsizlik ve terleme ilk dikkat çeken semptomları oluşturmuştur. Hepatosplenomegali bruselloz tablosunda sıklıkla belirlemekle birlikte bir çalışmada bizim çalışmamıza benzer şekilde düşük oranda bulunmuştur.5,11
Laboratuvar değerlendirmelerinde kas iskelet sistemi tutulumu olan veya olmayan brusellozlu olguların ESR ve CRP’de genel olarak hafif-orta düzeyde artma, lökosit düzeyinde azalma veya artma, anemi, trombositopeni, karaciğer enzimlerinde orta düzeyde yükselme görüldüğü bildirilmektedir.3,5,9 Çalışmamızdaki sonuçlar da bu bulguları doğrular niteliktedir. Laboratuvar parametrelerin normal seyrettiği olgularda da brusellozun görülmesi bu parametrelerin tanısal değerlerinin düşük olduğunu ortaya koymuştur.
Brusellozun en yaygın komplikasyonu kas iskelet sistemi tutulumudur.3,5 Bruselloza bağlı gelişen spondilit bazı çalışmalarda %2-58 oranı ile en sık komplikasyon olarak bildirilmiştir.3,10,13,14 Çalışmamızda da spondilit en sık görülülen kas iskelet sistemi komplikasyonu oldu. Literatür bilgilerine göre, en sık lomber tutulumun olduğu bulunmuştur.14-16 Bizim bulgularımıza göre de en çok etkilenen lomber bölge iken, servikal tutuluma hiç rastlanmadı.
Son zamanlarda yapılan çalışmalarda sakroiliyak eklem en sık (%10-60) tutulum gösteren eklem olarak bildirilmişken,6,8,10,12,17 diğer çalışmalar ikinci sıklıkta olduğunu göstermiştir.14,15 Çalışmamızda da ikinci sıklıkta rastladığımız tutulum sakroileit olarak bulundu. Bizim bulgularımızda olduğu gibi yapılan çalışmalarda da tek taraflı tutulum daha fazla bildirilmiştir.6,15,16,18 Bruselloza bağlı sakroileitte özellikle erken dönemde olmak üzere pozitif radyografik bulguların bulunmayabileceği bildirilmiştir.6,10,13 Bizim sakroileitli olgularımızın çoğunda tanıyı doğrulamak için radyografik değerlendirmenin yanı sıra ileri tetkik gerekti.
Çalışmalarda periferik artrit görülmesi %20-73 oranları ile ikinci veya üçüncü sıklıkta bildirilmiştir.9 En sık tutulumun monoartiküler ve diz veya ayak bileği şeklinde olduğu bildirilmiştir.6,8,19 Benzer olarak bizim çalışmamızda periferik artrit tutulumu üçüncü sıklıkta ve çoğunluğu diz tutulumu şeklinde, farklı olarak poliartiküler formda tespit edildi.
Apse, brusellozlu hastalarda önceki çalışmalarda %16-37 oranında ve en sık paravertebral bölgede ortaya konmuştur.10,14 Bruselloza bağlı paravertebral apse tüberküloza göre daha az görülmüştür.20 Apse oluşumu olgularımızda diğer çalışmalardaki gibi kayda değer oranda yüksek ve paravertebral bölgede daha sık saptandı. Bu oranlar dikkate alındığında, hastalarda tanının gözden kaçmaması için, apse tespitinin klinik muayene ve direkt radyografi ile kesin olarak yapılamaması nedeniyle değerlendirmelerin ileri tetkiklerle yapılması gerektiği sonucuna varıldı.
Literatürde bruselloza bağlı bursitin %1.2-6.8 oranında olduğu bildirilmiştir.8,11,15 Yerleşim yerine göre trokanterik, olekranon, prepatellar, subakromial bursit tipleri belirlenmiş olup bizim iki olgumuzda tespit ettiğimiz suprapatellar bursitten bahsedilmemiştir.8,10,14,15
Bruselloza bağlı nörolojik tutulumlar ensefalit, menenjit, periferal nöropati, parapleji ve psikoz olarak değerlendirilmiştir.2,12,21 Bizim olgularımızda da ensefalit, menenjit ve parapleji gözlendi. Bu veriler brusellozlu olguların nörolojik komplikasyonlar yönünden de dikkatle izlenmesi gerektiği sonucunu ortaya koydu.
Bruselloz, risk faktörlerinin elimine edilmesiyle ortadan kaldırılabilir ve erken tanıyla komplikasyon gelişimi önlenebilir bir hastalıktır. Brusellozun en sık görülen komplikasyonu olan kas iskelet sistemi tutulumunda çoğunlukla spondilit görülmekte ve lomber bölge etkilenmektedir. Bruselloza bağlı spondilitli olgular mutlaka apse açısından araştırılmalı ve nörolojik defisitlerin gelişebilmesi nedeniyle yakından izlenmelidir. Özellikle endemik bölgelerde yaşayanlarda kas iskelet sistemi semptomları varlığında bruselloz ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulmalıdır.