Ana Sayfa | Bilimsel Kurul | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | Copyright | E-Posta
2008, Cilt 25, Sayı 1, Sayfa(lar) 020-025
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Brusellozda Kas İskelet Sistemi Komplikasyonları
Ajda BAL, Eda GÜRÇAY, Duygu ÜNLÜSOY, Canan ÇINAR, Aytül ÇAKCI
SB Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği, Ankara
Anahtar Kelimeler: Bruselloz/komplikasyon; iskelet kası/fizyopatoloji
Özet
Amaç: Bu çalışmada kas iskelet sistemi komplikasyonu olan brusellozlu olguların klinik ve laboratuvar bulguları ve tutulum özellikleri değerlendirildi.

Hastalar ve Yöntem: Çalışmada kas iskelet sistemi tutulumu olan, bruselloz tanılı 26 hasta (18 erkek, 8 kadın, ort. yaş 52.4; dağılım 18-82) değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, yakınmaların başlangıç şekli ve risk faktörleri sorgulandı. Semptomlar, klinik ve laboratuvar bulgular, kas iskelet sistemi tutulumları kaydedildi. Tüm hastalara direkt radyografik değerlendirme yapıldı.

Bulgular: Semptomların başlangıç şekli 17 olguda (%65.4) akut, dokuz olguda (%34.6) kronik idi. Klinik ve radyografik değerlendirmelerde 12 hastada spondilit saptandı, bunların 10’unda tutulum lomber omurgadaydı. On hastada sakroileit vardı, bunlardan altısı tek taraflıydı. Yedi hastada (%26.9) bulunan periferik artrit tutulumu en sık diz ekleminde görüldü. Ayrıca sekiz hastada apse, dört hastada nörolojik tutulum vardı.

Sonuç: Bruselloza bağlı kas iskelet sistemi tutulumunda çoğunlukla spondilit görülmekte ve lomber omurga etkilenmektedir. Bu olgular mutlaka paraspinal apse açısından araştırılmalı ve nörolojik defisit gelişebilmesi nedeniyle yakından izlenmelidir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Bruselloz, özellikle Akdeniz ülkeleri olmak üzere dünya üzerinde yaygın dağılım gösteren; brusella grubu bakterilerle oluşan; değişik organ ve sistemleri etkileyen sistemik enfeksiyöz bir hastalıktır.1-4

    İnsanlara sıklıkla enfekte hayvan ürünleri, pastörize edilmemiş süt veya süt ürünlerinin tüketimi, enfekte hayvanlarla direkt temas veya inhalasyon yoluyla bulaşır.4,5

    Bruselloz tüm yaş gruplarını etkilemekle birlikte 15-35 yaş grubunda sıktır ve endemik olan bölgelerde cinsiyet farkı göstermez.5

    Ateş, terleme, halsizlik, miyalji, artralji semptomları sıklıkla vardır. Fizik muayenede hepatomegali, splenomegali, lenfadenopati, artrit tespit edilebilir. Laboratuvar incelemede anemi, trombositopeni, lökopeni veya lökositoz, eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) ve C-reaktif protein (CRP) yüksekliği saptanabilir.1,3

    Brusellozun morbiditesi oldukça yüksek olmasına karşın mortalitesi çok düşüktür.3,4 Hastaların 1/3’ünde görülen kas iskelet sistemi tutulumu fonksiyonel bozukluklara neden olur.6 Spondilit, sakroileit, periferik artrit, apse, bursit ve osteomiyelit şeklinde tutulum görülebilir.2,3,5 Brusellozda tanı yöntemlerinin farklılığı, teşhisin zor konulması, diğer enfeksiyöz ve nonenfeksiyöz hastalıkları taklit edebilmesi nedeniyle kas iskelet sistemi tutulum sıklığı %10-85 arasında değişen oranlarda bildirilmektedir.3,7 Brusellozun kas iskelet sistemi tutulumunda tedavi sonrası genellikle sistemik semptomlar geriler, tekrarlama olasılığı düşüktür ve prognoz genel olarak iyi seyirlidir.1

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Bu çalışmada Hastanemiz Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğine 2004-2007 yılları arasında başvuran, bruselloza bağlı kas iskelet sistemi komplikasyonu olan, 26 hasta (18 erkek (%69.2), 8 kadın (%30.8), ort. yaş 52.4±20.1; dağılım 18-82) kesitsel olarak değerlendirildi. Hastalar çalışma konusunda sözlü olarak bilgilendirilerek onayları alındı.

    Hastaların demografik özellikleri, brusellozla ilgili risk faktörleri, semptomların başlangıcına göre klinik tipi, ilk başvuru yakınmaları ve tanıya kadar geçen süre kaydedildi. Hastalar semptomların başlangıç süresine göre akut (<2 ay) ve kronik (>12 ay) olarak gruplandırıldı. Klinik olarak sistemik ve kas iskelet sistemi muayeneleri yapıldı. Laboratuvar incelemede tam kan sayımı ESH, CRP, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve alkalen fosfataz (ALP) tetkikleri yapıldı.

    Bruselloz tanısı ateş, terleme, halsizlik gibi konstitüsyonel semptomlardan bir veya daha fazlasının bulunması, standart tüp aglütinasyon testi titresinin ≥1/160 olması ile kondu. Kas iskelet sistemi komplikasyonunda tanı spondilit için omurgada inflamatuar karakterde bel ağrısı, tutukluk ve radyolojik bulguların olması; apse için radyografik bulguların olması; sakroileit için sakroiliyak eklem bölgesinde ağrı, Gaenslen manevralarının pozitifliği, radyolojik bulguların olması; periferik artrit için eklemde hassasiyet, ağrı, şişlik, ve hareket açıklığında kısıtlılık ve bursit için bursal bölgelerde şişlik ve hassasiyet ile konuldu. Hepatosplenomegalinin varlığı ultrasonografi (USG) ile tespit edildi.

    Kas iskelet sistemi komplikasyonu olarak spondilit, apse, sakroileit, periferik artrit ve bursit değerlendirildi. Tanıyı desteklemek için gerekli olduğu hallerde ileri görüntüleme yöntemleri olan USG, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve tüm vücut kemik sintigrafileri kullanıldı.

    Verilerin analizi SPSS 11.5 paket programında yapıldı. Tanımlayıcı istatistikler sürekli ve sıralanabilir değişkenler için sonuçlar ortalama±standart sapma, ortanca (minimum-maksimum) biçiminde, kategorik değişkenler ise “%” olarak ifade edildi.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışmaya alınan hastaların demografik özellikleri Tablo 1’de sunuldu.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Bruselloza bağlı kas iskelet sistemi tutulumu olan 26 hastanın demografik özellikleri

    Bruselloz risk faktörleri açısından hastalar sorgulandığında, semptomlar başlamadan önceki son iki ay içinde 22 hastada (%84.6) pastörize edilmemiş süt, beşinde (%19.2) şüpheli et tüketimi ve sekizinde (%30.8) hayvanla temas öyküsü vardı. Hastaların üçünde (%11.5) hiçbir risk faktörü tespit edilmedi.

    Hastaların semptomlarının başlangıcına göre klinik tipleri, ilk başvuru yakınmaları ve klinik bulguları Tablo 2’de gösterildi. Bruselloza bağlı kas iskelet sistemi tutulumu tanısı konulana kadar geçen süre 15 gün ile sekiz ay arasında değişmekte olup ortalaması 2.6±2.1 ay idi. Hastaların ikisi sağlık ocağına, dokuzu fizik tedavi ve rehabilitasyon, altısı enfeksiyon hastalıkları, biri nöroloji, dördü dahiliye, biri beyin cerrahisi, ve ikisi ortopedi bölümlerine başvurmuştu.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Klinik tiplerin, ilk başvuru yakınmaları ve bulguların özellikleri

    Brusella tüp aglütinasyon titresi 1/160 olan beş (%19.2), 1/320 olan 10 (%38.5), 1/640 olan sekiz (%30.8), 1/1280 olan iki (%7.7), 1/2560 olan bir (%3.8) hasta vardı. Hastaların laboratuvar bulguları Tablo 3’te sunuldu.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Hastaların laboratuvar incelemesinde hematolojik bulguları

    Kas iskelet sistemi tutulum tipleri ve oranları Tablo 4’te verildi. Kas iskelet sistemi tutulumunu doğrulamak için hastaların 21’inde (%80.8) MRG, birinde (%3.8) BT, ikisinde (%7.7) MRG ve sintigrafi, ikisinde (%7.7) MRG ve biyopsi şeklinde ileri tetkikler yapılması gerekti.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Kas iskelet sistemi tutulumunun tipleri ve oranları

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Brusellozun kas iskelet sistemi tutulumunu araştırdığımız çalışmamızda en sık spondilit, ikinci sıklıkta da sakroileit bulunduğu saptandı. İlk başvuru yakınması olarak kas iskelet sisteminde ağrının en sık semptom olduğu belirlendi. Hastaların büyük kısmında bruselloz açısından risk faktörünün var olduğu akut formdaki klinik tipin daha yaygın görüldüğü belirlendi.

    Her yaş grubunu etkileyebilen bruselloz, her iki cinsiyette benzer dağılım göstermekle birlikte özellikle Ortadoğu ve Akdeniz ülkelerinde primer olarak erkekleri etkilemektedir.8,9 Hastalarımızın yaş ortalamasının 5. dekatı temsil ettiği ve büyük kısmını erkek cinsiyetin oluşturduğu bulundu. Bu sonuçlar ileri yaş grubunun ve erkek cinsiyetin kas iskelet sistemi tutulumu açısından risk oluşturabildiğini düşündürdü.

    Gilgil ve Bütün10 hastalarının %79.1’inde taze peynir tüketimi veya hayvanlarla yakın temas öyküsünün olduğunu bildirmişlerdir. Literatür bilgilerinden kaydedildiği gibi, bizim hasta grubumuzun da yaklaşık %90’ında bruselloz açısından risk faktörü bulunmuş, bu risk faktörlerinden pastörize edilmemiş süt tüketimi ilk sırayı almıştır.11 Toplam 26 hastanın yaklaşık %15’ini çiftçilerin oluşturması meslek grubunun da risk faktörü olarak önemli bir kaynak olabileceğini düşündürdü.

    Brusellozdaki klinik tipleri değerlendiren bir çalışmada akut tablo %65, kronik tablo %35 olarak bildirilmiştir. Çalışmamızda da aynı oran tespit edildi ve brusellozun klinik seyrinde kronikleşmenin daha az geliştiği gösterildi.6,12

    İlk başvuru yakınması olarak en sık bel ve periferik eklem ağrısı görüldüğünü belirleyen bir çalışmadaki gibi,10 bizim çalışmamızda da ilk yakınma olarak en sık kas iskelet sisteminde ağrı olduğu görüldü. Hastaların ilk başvurdukları bölümü en sık fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniklerinin oluşturması bu bulguyu doğrular niteliktedir. Bu sonuç, bizim toplumumuzda kas iskelet sistemi yakınmasıyla gelen hastalarda brusellozun da ayırıcı tanıda öncelikli bulunması gerektiğini göstermiştir.

    Verilerimiz eşliğinde tanıya kadar geçen sürenin iki ay gibi uzun bir süre olması, tanı ve tedavideki gecikmenin komplikasyonların gelişimini artırabileceğini göstermiştir.

    Brusellozun klinik tablosunda ateş, halsizlik ve terleme en yaygın görülen semptomlar olup8,9,11 araştırma kapsamında değerlendirdiğimiz kas iskelet sistemi tutulumu olan hastalarda da halsizlik ve terleme ilk dikkat çeken semptomları oluşturmuştur. Hepatosplenomegali bruselloz tablosunda sıklıkla belirlemekle birlikte bir çalışmada bizim çalışmamıza benzer şekilde düşük oranda bulunmuştur.5,11

    Laboratuvar değerlendirmelerinde kas iskelet sistemi tutulumu olan veya olmayan brusellozlu olguların ESR ve CRP’de genel olarak hafif-orta düzeyde artma, lökosit düzeyinde azalma veya artma, anemi, trombositopeni, karaciğer enzimlerinde orta düzeyde yükselme görüldüğü bildirilmektedir.3,5,9 Çalışmamızdaki sonuçlar da bu bulguları doğrular niteliktedir. Laboratuvar parametrelerin normal seyrettiği olgularda da brusellozun görülmesi bu parametrelerin tanısal değerlerinin düşük olduğunu ortaya koymuştur.

    Brusellozun en yaygın komplikasyonu kas iskelet sistemi tutulumudur.3,5 Bruselloza bağlı gelişen spondilit bazı çalışmalarda %2-58 oranı ile en sık komplikasyon olarak bildirilmiştir.3,10,13,14 Çalışmamızda da spondilit en sık görülülen kas iskelet sistemi komplikasyonu oldu. Literatür bilgilerine göre, en sık lomber tutulumun olduğu bulunmuştur.14-16 Bizim bulgularımıza göre de en çok etkilenen lomber bölge iken, servikal tutuluma hiç rastlanmadı.

    Son zamanlarda yapılan çalışmalarda sakroiliyak eklem en sık (%10-60) tutulum gösteren eklem olarak bildirilmişken,6,8,10,12,17 diğer çalışmalar ikinci sıklıkta olduğunu göstermiştir.14,15 Çalışmamızda da ikinci sıklıkta rastladığımız tutulum sakroileit olarak bulundu. Bizim bulgularımızda olduğu gibi yapılan çalışmalarda da tek taraflı tutulum daha fazla bildirilmiştir.6,15,16,18 Bruselloza bağlı sakroileitte özellikle erken dönemde olmak üzere pozitif radyografik bulguların bulunmayabileceği bildirilmiştir.6,10,13 Bizim sakroileitli olgularımızın çoğunda tanıyı doğrulamak için radyografik değerlendirmenin yanı sıra ileri tetkik gerekti.

    Çalışmalarda periferik artrit görülmesi %20-73 oranları ile ikinci veya üçüncü sıklıkta bildirilmiştir.9 En sık tutulumun monoartiküler ve diz veya ayak bileği şeklinde olduğu bildirilmiştir.6,8,19 Benzer olarak bizim çalışmamızda periferik artrit tutulumu üçüncü sıklıkta ve çoğunluğu diz tutulumu şeklinde, farklı olarak poliartiküler formda tespit edildi.

    Apse, brusellozlu hastalarda önceki çalışmalarda %16-37 oranında ve en sık paravertebral bölgede ortaya konmuştur.10,14 Bruselloza bağlı paravertebral apse tüberküloza göre daha az görülmüştür.20 Apse oluşumu olgularımızda diğer çalışmalardaki gibi kayda değer oranda yüksek ve paravertebral bölgede daha sık saptandı. Bu oranlar dikkate alındığında, hastalarda tanının gözden kaçmaması için, apse tespitinin klinik muayene ve direkt radyografi ile kesin olarak yapılamaması nedeniyle değerlendirmelerin ileri tetkiklerle yapılması gerektiği sonucuna varıldı.

    Literatürde bruselloza bağlı bursitin %1.2-6.8 oranında olduğu bildirilmiştir.8,11,15 Yerleşim yerine göre trokanterik, olekranon, prepatellar, subakromial bursit tipleri belirlenmiş olup bizim iki olgumuzda tespit ettiğimiz suprapatellar bursitten bahsedilmemiştir.8,10,14,15

    Bruselloza bağlı nörolojik tutulumlar ensefalit, menenjit, periferal nöropati, parapleji ve psikoz olarak değerlendirilmiştir.2,12,21 Bizim olgularımızda da ensefalit, menenjit ve parapleji gözlendi. Bu veriler brusellozlu olguların nörolojik komplikasyonlar yönünden de dikkatle izlenmesi gerektiği sonucunu ortaya koydu.

    Bruselloz, risk faktörlerinin elimine edilmesiyle ortadan kaldırılabilir ve erken tanıyla komplikasyon gelişimi önlenebilir bir hastalıktır. Brusellozun en sık görülen komplikasyonu olan kas iskelet sistemi tutulumunda çoğunlukla spondilit görülmekte ve lomber bölge etkilenmektedir. Bruselloza bağlı spondilitli olgular mutlaka apse açısından araştırılmalı ve nörolojik defisitlerin gelişebilmesi nedeniyle yakından izlenmelidir. Özellikle endemik bölgelerde yaşayanlarda kas iskelet sistemi semptomları varlığında bruselloz ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Bocanegra TS. Mycobacterial, brucella, fungal and parasitic arthritis. In: Klippel JH, Dieppe PA, editors. Rheumatology. 2nd ed. London: Mosby; 1997. p. 6.4.5-6.

    2) Young EJ. Brucella species. In: Mandell GL, Bennet JE, Dolin R, editors. Principles and practice of infectious diseases. 4th ed. New York: Churchill Livingstone. 1995. p. 2053-8.

    3) Alkan BM, Çalap B. Brusellada kas iskelet sistemi bulguları. Fiziksel Tıp 2004;7:99-104.

    4) Baysal B. Brucella. In: Ustaçelebi Ş, editör. Temel ve klinik mikrobiyoloji içinde. Ankara: Güneş Kitabevi. 1999. p. 571-7.

    5) Alptekin N, Bilgiç A. Brucellosis. T Klin PM&R 2003; 3:97-106.

    6) Geyik MF, Gür A, Nas K, Cevik R, Saraç J, Dikici B, et al. Musculoskeletal involvement of brucellosis in different age groups: a study of 195 cases. Swiss Med Wkly 2002;132:98-105.

    7) Solera J, Martínez-Alfaro E, Espinosa A. Recognition and optimum treatment of brucellosis. Drugs 1997; 53:245-56.

    8) Taşova Y, Saltoğlu N, Sahin G, Aksu HS. Osteoarthricular involvement of brucellosis in Turkey. Clin Rheumatol 1999;18:214-9.

    9) Pascual E. Brucellar arthritis. In: Maddison PJ, Isenberg DA, Woo P, Gless DN, editors. Oxford textbook of rheumatology. NewYork: Oxford University; 1998. p. 936-48.

    10) Gilgil E, Bütün B. Brusellozun osteoartiküler komplikasyonları. Romatizma 2002;17:77-82.

    11) Mousa AR, Muhtaseb SA, Almudallal DS, Khodeir SM, Marafie AA. Osteoarticular complications of brucellosis: a study of 169 cases. Rev Infect Dis 1987; 9:531-43.

    12) Gür A, Geyik MF, Dikici B, Nas K, Cevik R, Sarac J, et al. Complications of brucellosis in different age groups: a study of 283 cases in southeastern Anatolia of Turkey. Yonsei Med J 2003;44:33-44.

    13) Madkour MM, Sharif HS, Abed MY, Al-Fayez MA. Osteoarticular brucellosis: results of bone scintigraphy in 140 patients. AJR Am J Roentgenol 1988; 150:1101-5.

    14) Colmenero JD, Reguera JM, Fernández-Nebro A, Cabrera-Franquelo F. Osteoarticular complications of brucellosis. Ann Rheum Dis 1991;50:23-6.

    15) González-Gay MA, García-Porrúa C, Ibañez D, García-País MJ. Osteoarticular complications of brucellosis in an Atlantic area of Spain. J Rheumatol 1999;26:141-5.

    16) Gotuzzo E, Alarcón GS, Bocanegra TS, Carrillo C, Guerra JC, Rolando I, et al. Articular involvement in human brucellosis: a retrospective analysis of 304 cases. Semin Arthritis Rheum 1982;12:245-55.

    17) el-Desouki M. Skeletal brucellosis: assessment with bone scintigraphy. Radiology 1991;181:415-8.

    18) Gotuzzo E, Seas C, Guerra JG, Carrillo C, Bocanegra TS, Calvo A, et al. Brucellar arthritis: a study of 39 Peruvian families. Ann Rheum Dis 1987;46:506-9.

    19) Al-Rawi ZS, Al-Khateeb N, Khalifa SJ. Brucella arthritis among Iraqi patients. Br J Rheumatol 1987;26:24-7.

    20) Glasgow MM. Brucellosis of the spine. Br J Surg 1976; 63:283-8.

    21) Bal A, Gürçay E, Ekşioğlu E, Edgüer T, Tuncay R, Çakıcı A. Evli bir çiftte eş zamanlı brusella spondiliti. Romatizma 2003;3:165-70.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]


    "Türkmedline Ulusal Atıf İndeksi"ne dahil dergilerde aldığı atıflar:
    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
    ÖMER COŞKUN, HANEFİ CEM GÜL, GÜRKAN MERT, AHMET BÜLENT BEŞİRBELLİOĞLU, HAKAN ERDEM, CANPOLAT EYİGÜN
    BRUSELLA EPİDİDİMO-ORŞİTİ: RETROSPEKTİF ÇALIŞMA
    BRUCELLAR EPIDIDYMO-ORCHITIS: A RETROSPECTIVE STUDY

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2009; 26(3): 220 - 225.
    [ÖZET]